Sözlükte "insan" ne demek?

1. Memelilerden, iki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, usu vedüşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı; kimi vakit belgisiz adıl gibi de kullanılır.
2. Bu türden olan canlı.
3. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse)insan

İnsan kelimesinin ingilizcesi

[INSAN] adj. human
n. human being, human, man, hominid, humanity, microcosm, mortal, naked ape, spirit, Wight, born of woman, lords of creation
pref. anthropo
Köken: Arapça

İnsan nedir? (Felsefe)

Maddenin en yüksek gelişim ürünü. Maddenin bu ürünü, biyolojik bakımdan yeryüzünün en gelişmiş hayvanı olan antropoidlerden(insansılardan) türemiştir, ancak toplumsal mahiyeti bakımından bunlardan nitelikçe ayrılır.

Bu nitelik farkı, aletler -iş araçları- yapma ve doğadaki nesneleri bu aletlerin yardımıyla planlı ve bilinçli olarak belirli amaçlar doğrultusunda değiştirme -üretim- yeteneğinde dile geldiği kadar, ayrıca bilinç (düşünme, duygular, irade, bilimsel bilgiler) ve eklemleşmiş dil (konuşma) vb. , çalışma faaliyetinin sonucu olarak gelişmiş olan yeteneklerde de kendini gösterir. Öte yandan çalışma, bilinç ve dil, salt insana özgü tüm diğer toplumsal, sanatsal, ahlaksal vb. yeteneklerin ve yetilerin dayanağı olup, insanın toplumun en önemli üretim gücü olmasının da temel nedenidirler. İnsan, her zaman toplumsal bir varlık olagelmiştir ve yalnızca diğer insanlarla birlikte oluşan topluluklar içinde yaşayıp gelişebilir.

Sınıflı toplumlarda belirli bir sınıfın üyesidir ve onun yaşam tarzı, düşünme tarzı, ruhsal durumu, duyguları, davranışları vb. , üyesi bulunduğu sınıfın çıkarlarının, ideolojisinin ve sosyo-psikolojisinin damgasını taşırlar öyleyse insanın varlığı her zaman tarihsel bakımdan somut olarak belirlenmiştir. «Ama insan varlığı, tek tek bireylerin içinde bulunan bir soyutluk değildir o, kendi gerçekliğiyle, toplumsal ilişkilerin toplamıdır. » (Marks) Bu nedenle insanın yetenekleri, toplumsal olarak koşullanmıştır ve mevcut maddi toplumsal ilişkiler zemini üzerinde, toplumsal yaşam sürecinin sonucu olarak gelişirler. insan, toplumun ve doğanın tabi olduğu yasal düzenlilikleri öğrenerek doğayı değiştirip, kendi toplumsal yaşamını bilinçli olarak düzenleyince, aynı zamanda kendi becerilerini ve yeteneklerini, kendi olanaklarını da tanıyıp geliştirir ve giderek kendisi de değişir.

Marksçı-Leninci felsefe, insana ilişkin bu maddeci anlayışla ve insanın tarihsel gelişimi konu edinen gerçek bilime dayanarak, burjuva maddeciliğine özgü olan soyut insan yüceltilmesini de aşar. Bu bilim, öncelikle üretim güçlerinin gelişim düzeyi ve üretim ilişkileri tarafından belirlenmiş olan somut bireylerden ve onların maddi yaşam süreçlerinden hareket eder ve belirli bir sosyo-ekonomik kuruluş insanın, toplumsal pratik’ i sayesinde maddi dünyayı, doğayı toplumu ve kendini nasıl değiştirdiğini araştırır.

Marksçılık-Lenincilik, insan ve insanın faaliyeti konusundaki anlayışını geliştirerek, işçi sınıfının tarihsel görevinin teorik yönden açıklanmasına ulaşmıştır. İşçi sınıfı, sosyalist devrimle sosyalist toplumu kurar, insanın her yanıyla gelişmesini, varlığındaki tüm güçleri seferber etmesini sağlayacak olanakları yaratır. İşçi sınıfının tarihsel hedefi, sınıfsız toplumu kurmaktır. Bu toplumda bireyin, topluluk içinde çok yanlı ve özgür gelişmesini desteklemek, onun yaratıcı becerilerinin ve yeteneklerinin tümünü yetkinleştirerek, kendini daha da yüceltmesine olanak sağlamak mümkün olur.

--Reklam--